7. BÖLÜM

 

İMAMLARDAN BİRİNDEN

ŞÜPHELENEN VEYA ONLARDAN BİRİNİ TANIMADAN UYUYAN VEYA ALLAH AZZE VE CELLE’YE İMAMSIZ YAKLAŞANLAR HAKKINDA NAKLOLUNAN RİVAYETLER

1-     …Yahya bin Abdullah’den:

İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam bana şöyle buyurdu: “Ey Yahya bin Abdullah! Her kim imamını tanımadan bir gece uyursa, cahiliyet üzerine ölmüş olur.”

2-…Muhammed bin Müslim-i Sakefi’den:

İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum:

Her kim nefsini zorlayarak Allah’a ibadet eder ama yüce Allah tarafından seçilen imamı tanımazsa, onun bu çabası kabul olmaz.[1] O dalalettedir ve hayret içindedir. Allah onun amelleri yüzünden ona gazaplanır. O tıpkı koyun sürüsünden ayrılıp kaybolan bir koyuna benzer. O kaybolmuş ve günboyu başıboş dolaşmıştır. Akşam olunca karanlıkta bir çoban ve sürüsünü görür. Onlara katılır ve geceyi onlarla geçirir. Sabah olunca çoban o sürüyü yaylaya görtürür. Ama koyun o çobanın ve sürünün kendi çobanı, kendi sürüsü olmadığını görür. Sonra başka bir çoban ve koyun sürüsü görürü. Onlara doğru koşup o sürüye katılmak ister ve onlara kanar. Ama çoban ona der ki: Ey kaybolup şaşkınlığa düşen koyun. Kendi sürünün ve çobabının yanına git. O ise hayretler içinde dolaşmaya devam eder. Ne katılacağı sürüsü ne de onu ağılına götürecek çobanı vardır. İşte o böyle dolaşırken bir kurt onu görüp saldırır sonra onu parçalayarak yer.

İşte  böyledir Allah’a andolsun ki ey İbn-i Müslim! Eğer bu ümmetten birisi Allah tarafından seçilen imamı olmadan yaşarsa, hayretler içindedir ve kaybolmuştur. Eğer bu hal üzerine ölürse küfür ve nifak üzerine ölmüş olur.

Bil ki ey Muhammed Allah’ın dini üzerine olanlar, hak imamlar ve onlara uyanlardır. Zalim imamlar ise, Allah’ın dininden ve hakk’tan azlolunmuşlardır. Onlar dalalettedir ve dalalete sürüklerler. Onların amelleri tıpkı fırtınalar karşısındaki küle benzer ki onlara hiçbir yararı olmaz. İşte budur apaçık dalalet.”

3- Muhammed bin Müslim der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a sizden olan imamı reddedenin halini gördün mü? diye sorduğumda şöyle buyurdu: Allah tarafından seçilen İmama karşı çıkan, ondan, onun dininden uzaklaşan kafirdir ve islam dininden dönmüştür. Çünkü İmam, Allah’tandır ve imamın dini Allah’ın dinidir. Her kim Allah’ın dininden uzaklaşırsa, o anda onun kanı helaldir, ancak geri döner veya söylediklerinden dolayı Allah’a tevbe ederse o hüküm kalkar.”

4- Hamran bin A’yân der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’a oniki imam hakkında bir soru sorduğumda şöyle buyurdu: “Yaşayan imamlardan birini inkar eden, ölen imamları da inkar etmiş olur.”

5- İbn-i Muskân der ki: İmam Cafer Sadık’a imamları sorduğumda şöyle buyurdu: “Yaşayan imamlardan birini inkar eden, ölen imamları da inkar etmiş olur.”

6- Muaviye bin Veheb der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’dan duydum ki şöyle buyurdu: Resulullah (sallallahu aleyhi ve âlih) buyurdu ki: “İmamını tanımadan ölen kimse, cahiliyet ölümü üzerine ölür.”

7- İbn-i Ebi Nasr der ki: “Ve her kim Allah’ın hidayetinden başka birşeyle yoldan çıkar ve hevasına uyarsa...”[2] ayeti hakkından imam Rıza aleyhisselam şöyle buyur: “Yani hidayet imamlarından bir imamın dışında kendi reyini kendisine din edinenler.”

8- Muhammed bin Sinan’ın bazı ashaptan naklettiğine göre İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Her kim imameti Allah tarafından tayin olunan birine, imameti Allah tarafından tayin olmayan birini ortak ederse, müşriktir.”

9- Muhammed bin Müslim der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’a: Adamın biri bana dedi ki: “İmamların sonuncusunu tanı, birincisini tanımasan da fark etmez” diye arzedince şöyle buyurdu: “Allah ona lanet etsin. Doğrusu o sözü söyleyen her kimse ben onu tanımadığım halde ona buğzediyorum. Birinci imam tanınmadan sonuncusu tanınabilir mi?”

10- Muhammed bin Mansur der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’a Allah azze ve celle’nin şu ayetini sordum: “Bir kötü iş yaptıklarında derler ki: Biz babalarımızı böyle bulduk ve Allah bize böyle emretti. De ki: Allah asla kötülüğü emretmez. Bilmediklerinizi mi Allah’a isnad ediyorsunuz?”[3] İmam şöyle buyurdu: Allah’ın zinaya, şarap içmeye veya bu gibi haramları emrettiğini zanneden birini gördüm mü? Hayır, deyince şöyle buyurdu: Peki Allah’ın emrettiğini iddia ettikleri bu kötülük nedir? Dedim ki: Allah ve velisi daha iyi bilirler! Şöyle buyurdu: Bu, zalim imamları sevenler hakkındadır. Onlar Allah emretmediği halde onların bazılarını imam olarak kabul etmelerini Allah’ın emrettiğini iddia ederler. Allah da bunu reddetmekte ve onların kendisine yalan isnad ettiklerini bildirerek bunu “kötülük” olarak adlandırmaktadır.

11- Muhammed bin Mansûr der ki: Allah’ın şu ayetini “Rabbim açık ve gizli kötülükleri haram kıldı.”[4] İmam Musa-i Kazım’a -Allah’ın selamı onun üzerine olsun- sorduğumda şöyle buyurdu: Doğrusu Kur’anın zahiri ve batını vardır. Allah’ın Kur’anda haram kıldığı bütün şeyler zahiri ile haramdır. Ve bunun bâtını (gizli) haramı ise salim imamlardır. Ve Allah’ın Kur’anda helal kıldığı bütün şeyler zahiri ile helaldır. Ve bunun bâtını (gizli) helali ise hakk imamlardır”.

12- Cabir der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a Allah azze ve celle’nin şu ayetini: “Halkın bir bölümü Allah’a şerikler koşarlar, onlar tıpkı Allah sevgisi gibi severler.” sorunca şöyle buyurdu: Allah’a andolsun ki bunlar filanca ve filancayı sevenlerdir. Allah’ın halka imanı karar kıldıklarını değil de başkalarını imam olarak kabul ederler. Ve bu yüzden Allah şöyle buyuruyor: “Zulmedenler bir görseler ki azaba düşecekleri vakit bütün kuvvet ancak ve ancak Allah’ındır. Ve Allah çok şiddetli azap eder. O vakit kendilerine uyulanlar azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçınır, uzaklaşırlar, aralarındaki vesile ve sebepler de tamamıyla kesilip gider. Onlara uyanlar da muhakkak derler ki: Keşke bir kere daha dünyaya dönseydik de onlar bizden nasıl kaçındıysa biz de onlardan çekinseydik. İşte Allah onlara yaptıkları işleri üstlerine çöken bir hasretten ibaret olarak gösterirler. Onlar ateşten dışarı çıkamazlar.”[5] Sonra İmam Muhammed Bakır aleyhisselam buyurdu ki: Vallahi ey Cabir! Onlar zalim imamlar ve onların taraftarlarıdırlar.”

13- Habib-i Secistani’nin İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’dan naklettiğine göre: Allah azze ve celle şöyle buyurdu: “Allah tarafından tayin olunmayan zalim bir İmamın velayetine inanan bütün müslümanları iyi ameller işleselerde mutlaka azaplandıracağım. Ve Allah tarafından tayin olunan adil bir imamın velayetine inanan bütün müslümanları kötü ameller işleseler de mutlaka affedeceğim.”

14- Abdullah bin Ebu Yâfûr der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam’a şöyle arzettim: Ben halkın içindeyim ama bir konuya çok şaşırıyorum; Halktan bazıları sizin velayetinizi kabul etmiyor filan ve filanın velayetini kabulleniyorlar. Ve bunlar hem emindirler, hem sadıktırlar, hem de vefalıdırlar. Halktan bazıları ise sizin velayetinizi kabulleniyorlar ama emanete hıyanet ediyorlar, vefasızdırlar ve doğru konuşmazlar? Der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam hemen doğruldu ve gazapla bana bakarak buyurdu ki: Allah tarafından tayin olunmayan zalim imamın velayetine yaklaşanların dini yoktur. Ama Allah tarafındn tayin olunan adil imamın velayetine yaklaşanlar kınanmaz.

(Şaşırarak): Onların dini yok, ama bunlar kınanamıyor öyle mi. diyince şöyle buyurdu: Evet, onların dini yoktur, ama bunlar kınanmaz. Sonra şöyle buyurdu: Sen Allah azze ve celle’nin şu sözünü duymadın mı: “Allah iman edenlerin velisidir, onları karanlıklardan nura çıkarır.” Yani günahların karanlığından tevbenin nuruna çıkarır. Onlar Allah tarafından nasbolunan adil imama inandıkları için affolunurlar. Sonra buyurdu ki: “Küfredenlerin velisi ise tağuttur. Onları nurdan karanlıklara çıkarır.” Hangi nurdur ki kafir ondan çıkıp karanlıklara gider? Bunun manası şudur: Onlar İslam’ın nuru üzerine idiler. Allah tarafından tayin olunmayan imamı kabullendikleri zaman islam nurundan çıkıp küfrün karanlığına gittiler. Allah da onların kafirlerle birlikte yanmalarını vacip kıldı.” Buyurdu ki: Onlar ateş ehlidir ve sonsuza dek orada kalacaklardır.”[6]

15- Abdullah bin Sinan der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Doğrusu Allah, kendisi tarafından tayin olunmayan bir imamın velayetini kabullenen ümmete azap etmeğe çekinmez. Velev ki amelleri iyi olsa dahi. Ama Allah kendisi tarafından tayin olunan imamın velayetini kabullenen ümmeti azap etmeğe hayâ eder. Velev amelleri kötü olsa dahi.”

16- Abdullah bin Ebu Yafur der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’a şöyle arzettim: Adamın biri sizin velayetinizi kabulleniyor ve düşmanlarınızdan beraat ediyor, sizin helal kıldığnız helal, haram kıldığınızı ise haram biliyor. O imametin sizde olduğuna ve sizden dışarı çıkmayacağına da inanıyor; yalnız şöyle söylüyor: Onlar rehberimiz ve imamızdırlar. Aralarında ihtilaf eder, sonra toplanıp birini imam olarak seçerler, biz de kabulleniriz? İmam şöyle buyurdu: Eğer O, bu inanç üzerine ölürse, cahiliyet ölümü üzerine ölmüş olur.

17- Sema’e bin Mehran der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam’a şöyle arzettim: Adamın biri Ali aleyhisselam’ın velayetini kabulleniyor ve düşmanlarından beri olduğunu bildiriyor. Ve söylemesi gereken herşeyi söylüyor. Ama diyor ki: Onların hepsi rehber ve imamdırlar. Ve aralarında ihtilaf ederler. Dolayısıyla ben da onların hangisinin imam olduğunu anlayamam. Onlar aralarından birini seçince ben de kabullenirim ve imametin onlarda olduğunu anlarım. Şöyle buyurdu: Eğer bu adam bu inanç üzerine ölürse, cahiliyet ölümü üzerine ölmüş olur. Sonra buyurdu ki: Kur’an’ın tevili (asıl yorumu) vardır ve tıpkı gece ve gündüz gibi cereyan eder. Ve tıpkı güneş ve ay gibi cereyan eder. Kur’an’da tevili gelen herşey vuku bulur. Bazıları geldi ve vuku buldu. Bazıları ise henüz gelmediler.”

18- Mufazzal bin Ömer der ki: imam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Her kin Allah’ın dininde iken sadık bir âlimden ilmini almazsa, Allah mutlaka onu hayretlere düşürür. Ve her kim Allah’ın açtığı kapıdan başka bir kapıya gider ve ilim alırsa, ona karşı müşrik olur. Ve o, kapı; Allah’ın gizli sırrına emin ve güvenilir olan (oniki imam) dır.

19- Hamran bin ’yan der ki: Emirülmüminin aleyhisselam’ın velayetini kabullenen, onun düşmanlarından beri olduğunu ilan eden, söylemesi gereken her şeyi söyleyen “imamlar ihtilaf edince toplanıp aralarından birini imam seçerler ve ben de kabullenirim diyen bir adamı İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam’a arzettiğimde şöyle buyurdu: Eğer bu adam ölürse cahiliyet ölümü üzerine ölmüş olur.”

Aynı hadis Maaz bin Müslim’den de naklolumuştur.

 * * * * *

Ehl-i Beyt aleyhisselam’ın imamlarının velayetine inananlar ile akıl sahipleri Hz. Resulullah, Hz. İmam Muhammed Bakır ve Hz. İmam Cafer-i Sadık’tan bizlere ulaşan bu rivayetler üzerinde düşünmelidirler. İmamların birisi hakkında şüpheye düşen veya onları kabullenmeden sabahlayanlara küfür, nifak ve şirk isnad etmekte ve onların cahiliyet ölümü üzerinde öldüklerini bildirmektedirler. Böyle ölmekten Allah’a sığınırız. Buyuruyorlar ki: “Yaşayan imamlardan birini inkar eden, hayatta olmayanı da inkar etmiş sayılır.” Ve bu hadisin üzerinde durup düşünün. Demek ki herkes kendi imamını ve kimi imam olarak kabullendiğini düşünmeli, saçma ve batıl sözleri dinlememelidir. Ve hakk yoldan çıkıp hevâ ve hevesine uymamalıdır.

Şüphesiz herkim heva ve hevesine uyarsa başaşağı yuvarlanır gider ve bir daha bunu asla telafi edemez. Ve herkes dinini kimden aldığını kendisi ile yaratanı arasında aracı olanın kim olduğunu bilmelidir. Çünkü insan yanlızdır, etrafında ona gurur aşılayan şeytanlar ve onu fitnelere sürükleyenler çoktur. Allah azze ve celle bu konuda buyuruyor ki:

“İnsani ve cinni şeytanlar gurur getirmek için saçma sözleri birbirlerine ilkâ ederler.”[7]

Allah bizleri ve kardeşlerimizi hakk yoldan ayrılmaktan, hidayet yolunda takılmaktan, ve helâk ve dalalet uçurumuna yuvarlanmaktan koruyarak, ihsanında yer versin. Şüphesiz o, müminlere karşı her zaman rahimdir.



[1]- Çünkü bu tip ibadet Allah’ın istediği şekilde yapılmadığından Allah’a yaklaştırmadığı gibi Allah’tan uzaklaştırır. (Ç.)

[2]- Mübarek “Kasas” süresi 5. ayet-i şerife.

[3]- Mübarke “A’râf” süresi 27. Ayet-i şerife.

[4]- Mübarek “A’râf” süresi 31. ayet-i şerife.

[5]- Mübarek “A’râf” süresi 165-167. ayet-i şerife.

[6]- Mübarek “A’râf” süresi 250. ayet-i şerife.

[7]- Mübarek “En’âm” süresi 112. ayet-i şerife.

index