الصفحة الماضیة

Ric'atlE ilgili birka hkm

next

 

Özel Ric'at

Ric'at, Allah Teala'nın şu iki buyruğu gereğince özel-dir:

] [

"O gn her mmetten bir grubu haşredeceğiz."[1]

] [

"Helak ettiğimiz bir lkeye artık yaşamak haram-dır. Onlar bir daha geri dönemezler."[2]

Bu iki ayet hakkında daha önce de bahsetmiştik. İma-miyye kanalıyla rivayet edilen mstefiz rivayetlerin tama-mından ric'at=dönş yapacakların mmin ve kafirlerden iki gurup olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin İmam Sadık aleyhisselam'dan şöyle rivayet edilir:

(( ɡ ɡ ))

"Ric'at genel değildir; ric'at özeldir; ancak imanla-rında halis olanlarla şirklerinde halis olanlar ric'at edeceklerdir."[3] Bu iki grubun dışındakiler kıyamete kadar ric'at etmeyeceklerdir.

Ric'at Edecek Olanlar Kimlerdir?

Bu alanda nakledilen rivayetlerin tmnden Resulul-lah sallallah'u aleyhi ve lih'in, Emirulmminin Ali aleyhisse-lam'ın,[4] İmam Hseyn aleyhisselam'ın[5] ve yine diğer Ehli-beyt İmamları ve peygamberlerin ric'at edecekleri anlaşıl-maktadır.[6]

Yine İmam Mehdi aleyhisselam'ın yardımcı ve vezirle-rinden, Ehlibeyt İmamlarının ashap ve izleyicilerinden bir grubunun,[7] şehitlerin ve mminlerin ric'at edecekleri,[8] diğer taraftan zalimlerin, Allah'ın, Resul-i Ekrem sallallah'u aleyhi ve lih'in ve Ehlibeyt İmamları aleyhimusselam'ın dşmanlarının,[9] peygamberlerin ve mminlerin dşmanla-rının, hakla savaşanların ve mnafıkların ric'at edecekleri rivayet edilmiştir.[10] Bunların hepsi yukarıdaki hadiste belir-tilen ric'at edecek iki grubun kapsamındadır.

Acaba İmam Mehdi'nin (a.f) Zuhurundan Sonra Ric'at Olacak mı?

İmam Mehdi aleyhisselam'ın döneminde ric'at hakkında birka yolla rivayet edilen bir ok hadis vardır. Şeyh Mufid, İmam Mehdi aleyhisselam döneminde ric'ati, o hazretin zuhur alametlerinden sayarak "İrşad" adlı kitabının "Zikr-u Alamat-il Kim" bölmnde şöyle demiştir: Hadislerde, Hz. Mehdi aleyhisselam'ın zuhur döneminin alametleri, İmam Mehdi aleyhisselam'ın kıyamından önce vuku bulacak olaylar, nişane ve belirtiler aıklanmıştır; bunlardan birisi Sfyani'nin ıkışıdır... o dönemde öller kabirlerinden dışarı ıkarak dnyaya dönerler, dnyada tanınır ve ziyaret edilirler... Sonra İmam Mehdi aleyhisselam'ın zuhur ettiğini öğrenerek yardım etmek iin ona doğru hareket ederler.[11]

İmam Bkır aleyhisselam'dan şöyle rivayet edilmiştir:

(( : ɡ ))

"Allah'ın gnleri tr: Kim'in -Mehdi'nin- kıyam ettiği gn, ric'at=dnyaya dönş gn, Kıyamet gn."[12]

Bu hadis, İmam Mehdi aleyhisselam'ın zuhurundan sonra dnyaya dönş olacağına delalet etmektedir. Ric'at rivayetlerinden, Emirulmminin Ali aleyhisselam'ın dnyaya birka dönş olacağı anlaşılmaktadır[13] ve yine İmam Hseyin aleyhisselam'ın da İmam Mehdi aleyhisselam'ın zuhu-rundan sonra dnyaya döneceği vurgulanmaktadır.[14]

Seyyid Abdullah Şubber de bu alanda der ki: Genel olarak ric'ate ve bazı mminlerle bazı kafirlerin dnyaya döneceğine inanarak konunun ayrıntısını Ehlibeyt aleyhimusselam'a bırakmak farzdır. Emirulmminin Ali ve İmam Hseyin aleyhimaselam'ın ric'at edeceklerini bildiren hadisler mana bakımından mtevatirdirler. Diğer Ehlibeyt İmamlarının ric'ati konusundaki hadisler ise tevatre yakındır; onların nasıl ric'at edecekleri, hepsinin birden mi yoksa sırayla mı ric'at edeceklerine gelince; bunların hepsini ancak Allah ve Allah'ın velileri bilebilir.

 

Ric'at'in Hkm:

Acaba ric'at usul-u dinden midir? Ve acaba Mslman olmak ric'ate inanmaya mı bağlıdır? Ve acaba İmamiyye ulemasının ric'at hakkındaki hkmleri nedir? Burada bu soruları cevaplandırmaya alışacağız

.

Ric'at ve Usul-u İslam:

İslam fırkaları arasında İmamiyye Şiası, Ehlibeyt İmamlarından (aleyhimusselam) rivayet edilen hadisler gere-ğince ric'ate inanmaktadır; ancak bu, ric'at inancının İmamiyye Şiası'na göre usul-u dinden biri sayıldığı anlamına gelmez; dolayısıyla ric'at inancı Allah'a, Allah'ın birliğine, peygamberlerine ve kıyamete inanmak sevi-yesinde değildir; daha önce de dediğimiz gibi ric'at inancı, İmamiyye Şia'sının mezheb zaruriyatındandır.

Ric'at inancı, İslam dininin hkmlerinden hi birini inkr etmeyi gerektirmez ve yine bu inanla İslam dininin temel ilkeleri arasında bir elişki de yoktur.

Şeyh Muzaffer der ki: Fakat şu muhakkaktır ki ric'ate inanmak, ne tevhid inancına zıttır, ne nbvvet inancına; hatta bu iki inancı kuvvetlendirir. Çnk ric'at inancı, ölenlerin kıyamette dirileceği, Hazret-i Peygamber'den (sallallah'u aleyhi ve lih) ve Ehlibeytinden zuhur eden mucizelere iman etmeyi pekiştirir. Bu inan, İsa peygamberin (aleyhisselam) öly diriltmesi mucizesinin aynıdır; hatta ondan da stndr; nk burada öllerin rdkten sonra dirilmeleri söz konusudur. Allah Teala Kuran-ı Kerim'inde buyurur:

] * [.

"Dedi ki: Çrmş-gitmiş, dağılmış kemikleri kim diriltir? De ki: Onları ilk defa dzp koşan, meydana getiren diriltir ve O, her eşit yaratmayı bilendir."[15] ric'at inancı, bu ayet-i kerimeyi izah eder.[16]

Yine diyor ki: Ric'at inancı, imanın usulnden olma-dığı gibi bu hususta nazara, incelemeye de lzum yoktur. Bizim ric'ate inancımız, Ehlibeyt aleyhimusselam'dan, gelen sahih hadislere dayanmaktadır ve biz, Ehlibeytin ismetine (yalan konuşmaktan masum olduğuna) iman etmişiz; gayba ait şeylerde, onların haberlerine inanmışız ve ric'atin vukuunu gayr-i mmkn görmyoruz.[17]

 

Ric'atin Anlamında İhtilaf:

Bir grubun ölmden sonra dnyaya döneceği hususunda Resulullah'ın Ehlibeyti'nden (aleyhimusselam) elimize ok sayıda sahih hadis ulaşmasına ve İmamiy-ye'nin tmnn bu alanda nakledilen aık rivayetlere dayanarak buna inanmasına rağmen gemiştekilerden bazıları ric'at konusunda nakledilen rivayetleri, zuhuru beklenen İmamın (İmam Mehdi aleyhisselam) zamanında, devletin, emir ve nehyin Ehlibeyt'e rcu edeceği tarzında yorumlamış, şahısların, ölenlerin ric'ati olmadığını söylemişlerdir. Şeyh Mufid de ric'ati inkr eden bu kişilere işaret ederek şöyle demiştir: İmamiyye Şiası, bazıları ric'atin anlamında ihtilaf etmelerine rağmen, öllerden bir oğunun kıyametten önce dnyaya döneceğinde ittifak etmişlerdir.[18]

Allame Tabersi de, tefsirinin Neml suresinin 83. ayetinin tefsirinde bu ihtilafa işaret ederek demiştir ki: İmamiyye Şiası'ndan ric'ate inananlar bu ayetle ric'at inan-cının sahih olduğuna delil getirmişlerdir.[19]

Şeyh Ebu Zuhre ise bu ihtilafı şöyle beyan etmiştir: Ric'at inancının bu haliyle On İki İmam Şiası yanında ittifak edilen bir konu olmadığı ve bir grubun buna inan-madığı anlaşılmaktadır.[20]

Yine İmamiyye Şiası arasında ric'at inancını farklı yorumlayanlar var; bu grup, İmamiyye Şiası'nın oğunlu-ğunun bu alanda nakledilen rivayetlere dayanarak kabul ettiği anlamda ric'ati inkr etmiş, fakat onlardan hi biri ric'ate inananların kafir olduğunu veya İslam dininden ıktığını söylememiştir; nk onlar ric'at inancını ve bu alanda nakledilen ok sayıdaki rivayetleri inkr etmemek-teler.

İmamiyye Şiası'nın ileri gelenleri onlara ok kısa bir şekilde cevap vermiştir. Seyyid Murtaza, kendisine Rey'den ulaşan sorulardan bu husustaki bir sorunun cevabında şöyle demiştir: Ancak, İmamiyye Şiası'ndan, ric'ati, ölen şahısların ric'ati değil, devletin Ehlibeyt'e rcusu tarzında yorumlayanlara gelince; İmamiyye Şiası'ndan bir grubu ric'atin vuku bulacağını, bu inancın sahih olduğunu ve bunun teklifle elişmediğini[21] savuna-mayınca, ric'atle ilgili nakledilen rivayetleri yorumlamaya kalkıştılar; oysa bu yorum doğru değildir. Çnk ric'at, nakledilen rivayetlerin zahiriyle ispatlanmaz; böyle olursa tevile başvurulur. Sihhati kesin olan bir şey, insanı ilime ulaştırmayan ahad rivayetlerle nasıl ispatlanabilir?! Ric'atin ispatında dayanılan şey, İmamiyye Şiası'nın onun manası hususunda dayandığı icmadır. Şöyle ki, Allah Teala Hz. Mehdi'nin kıyamı döneminde dostlarından ve dşmanlarından bir grubu beyan ettiğimiz şekilde diriltecektir. Bu durumda belli olan bir şey nasıl tevil edilebilir?! O halde mana ihtimal ve tevil kabul etmez.[22]

 

Ric'ati Tevil Edenlerin Hkm

Buraya kadar söylediklerimizden, On İki İmam Şiası'na göre, ric'atin, mezhebin zaruriyatından olduğu aıklığa kavuştu. Gemişte İmamiyye Şiası'ndan bir grubu, ric'at rivayetlerini tevil etmişse de, bu rivayetlerin var ve mtevatir olduğunu bildikten sonra, bunları inkr etmenin, ric'ati bize bildiren Ehlibeyt İmamları'nı yalanlamak olacağının bilincinde olarak bu rivayetleri inkr etmeye kalkışmamıştır.

Kısacası; ric'at inancı, diğer mezheb zaruriyatlar gibidir. Ric'atin mezheb zaruriyatlardan biri olduğunu kabul ettikten sonra ona inanmak farz olmasına rağmen ayrıntılarına inanmak farz değildir.

Mezhebin veya dinin zaruriyatından birini inkar etmenin hkmne gelince, bu konuda akaid ve fıkıh kitaplarına mracaat etmek gerekir.

 

Ric'atten Hedef Nedir?

Ahir zamanda vuku bulacak olaylar gayb konular olup bilinmemektedir; fakat bunun hkmn de aıklaya-biliriz. Çnk ilah adalet mutlaktır; zaman ve mekan onu sınırlandıramaz. Gemiş, şimdiki ve gelecek zamandaki olaylarda adalete hkmetmek asıldır. Eğer dnyanın ömrnden ancak bir gn bile kalmış olsa, Allah, ahir zamanda Mehdi aleyhisselam ve ashabıyla gerekleşecek olan gizli hayrını getirerek batıl kuruluşları, zulm ve cevri yerle bir edip yeryzn zulm ve cevirle dolduktan sonra adalet ve eşitlikle dolduruncaya kadar o gn uzatır. Allah Teala buyuruyor ki:

] * [

"Doğru iseniz bu fetih ne zaman? diyorlar. De ki: Fetih gn (gelince, şimdi) inkr edenlere (o zaman) inanmaları fayda vermez ve kendilerine mhlet de verilmez."[23]

Şeyh Saduk, Muhammed b. Ebu Umeyr kanalıyla şöyle rivayet eder: Cafer b. Muhammed (İmam Sadık) aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum:

((     ))

"Muhakkak beklediği bir devlet var her milletin

Devleti, ahir zamanda zuhur edecek biz Ehlibeyt'in"[24]

 

Kıyametten ve insanların byk hesap iin dirilişinden önce yeryznde ilah adaletin uygulanması, zamanın İmamı Hz. Mehdi aleyhisselam'ın döneminin insanlarını kapsadığı gibi gemiştekileri de kapsar. Gemiştekiler ise bir kez daha dnyaya dönmelerine hkmedilen, sekin mmin ve zalimlerden oluşan bir gruptur. Kfrlerinde halis olan zalimler, yaptıkları zulm, fesadın, Allah'ın velileri ve halis kullarıyla savaşarak işledikleri gnahın cezasını görmek, Allah'ın sınırlarını iğneyip uygulamamaları ve hie saymaları, onları kfr ve tuğyana dönştrmelerinden dolayı dnyada hakkettikleri azabı tatmaları iin dnyaya döneceklerdir; fakat ahirette de ok daha şiddetli ve acılı bir azap beklemektedir onları.

İmanlarında halis olan mminler ise, dnyada kendilerine sulta kuran zalimler tarafından uzun zaman azap ve belaya uğradıktan sonra Allah'ın velilerine yardım etmek iin dnyaya döneceklerdir. Bunu şu ayetten de anlamak mmkndr:

] [

"Helak ettiğimiz bir lkeye artık yaşamak haram-dır. Onlar bir daha geri dönmezler."[25] Kfr ve isyanla-rından dolayı bu dnyada azabı tadanlar bir daha dnyaya geri dönmeyeceklerdir; onlar ancak cehennemde azaba uğratılmak iin kıyamette döneceklerdir. Dnyaya dönş ise yeryznde fesat ıkaran, zulmeden ve kısasın acısını tatmayan diğer kafirlere hastır. Ayeti, "onlar kıyamette dönmeyeceklerdir" şeklinde anlamlandırmak doğru değil-dir; böyle bir manalandırmanın ne kadar yanlış olduğu aıktır.

Bu alanda rivayet edilen hadislere ve görş sahibi kişi-lerin sözlerine dayanarak ric'atten hedefin izlendiğini söyleyebiliriz:

1- Din iin savaşmak: Bununla ilgili İmam Muham-med Bkır aleyhisselam'dan şöyle rivayet edilir:

(( () : . (): ء () ڡ .

: ѡ : ߡ ߿

: .

: ߿

: )).

"Mina'da hastaydım; o sırada babam yanımdaydı. Bir hizmeti gelerek, bir grup Iraklı ieri girmek iin izin istiyor, dedi. Babam, onları adıra al, dedi ve kalkarak onların yanına gitti. Çok gemeden babamın gldğn duydum; bu bana ok garip ve tuhaf geldi.

Babam dönnce bana, ey Eba Cafer! Gldğm duy-dun mu? diye sordu.

Ben, fedanız olayım; sizi gldren şey nedir? dedim.

Babam, bu Iraklılar bana senin babalarının ve atala-rının inanıp ikrar ettiği bir konuyu sorunca, insanlar arasında buna inanıp ikrar eden var diye sevinten benin glesim geldi, dedi.

Ben, fedanız olayım; nedir o? diye sordum.

Bunun zerine babam, onlar benden, öllerin din zere dirilerle savaşmak iin ne zaman dirileceklerini sorudular, dedi.[26]

2- Allah'ın, Resul'nn ve Ehlibeyt'in dşmanlarıyla savaşmak: Bu hususta Emirulmminin Ali b. Ebutalib aleyhisselam'dan şöyle rivayet edilir:

(( )). : : (( ] [ )).

"Hayret, hayret; Cemadi ayıyla Receb ayı arasındaki olaylara." Birisi, ey Emirulmminin! Sizi bu kadar hayrete dşren nedir? diye sorunca buyurdu ki: "Öl-lerin, Allah'ın, Resulnn ve Ehlibeyti'nin dşmanlarıyla savaşmasından daha hayret verici ne var; bu, şu ayetin yorumudur: "Ey inananlar, Allah'ın gazabettiği kimse-lerle dostluk etmeyin. Kafirler, mezarlık halkından nasıl midi kesmişse onlar da ahiretten öyle midi kesmişlerdir."[27]

3- Kısas ve adaletin uygulanması: Bu konuda İmam Musa b. Cafer aleyhisselam'dan şöyle nakledilir:

(( ʡ )).

"Giden nefisler dönecekler ve (Kim'in) kıyam gn kısas edilecekler;[28] azap edilen azabıyla kısas edecek, öfkelenilen, öfkesiyle kısas edecek, öldrlen, öldrlme-siyle kısas edecek. İntikamlarını almaları iin de dşman-ları onlarla birlikte -dnyaya- döndrlecek. Sonra onlardan sonra otuz şehir imar edecekler ve sonra da intikamlarını aldıkları ve kalplerinin teskin bulduğu bir gecede hepsi ölecekler ve dşmanları azabı en şiddetli olan ateşe girecekler. Sonra Allah Teala'nın huzuruna ıkacaklar ve onların hakları alınacak."[29]

Şeyh Mufid bu alanda şöyle diyor: Allah Teala öllerden bir grubunu dnyadaki suratlarında dnyaya döndrecek, onlardan bir bölmn aziz, diğerlerini ise zelil edecektir. O zaman hak olanlar batıl olanlara ve mazlumlar da zalimlere karşı zafer elde edecekler; bu ise Âl-i Muhammed'in Mehdi'sinin (aleyhisselam) kıyamında olacaktır. Dnyaya dönecek olanlar iki gruptur: Biri, iman derecesi yksek, salih amelleri ok olması ve azaba sebep olan byk gnahlardan kaınarak dnyadan gömesi nedeniyle dnyaya dönecek olanlardır ki, Allah Teala bu gruba hak devleti göstererek onları aziz edecek ve dnyada temenni ettikleri şeyi onlara verecektir. Diğeri ise, fesatta zirveye ulaşan ve hak zere olanların aksi istikametinde en sona varanlar, Allah'ın velilerine zulmleri artan ve gnahın kendilerini kapsadığı gruptur. Dolayısıyla Allah Teala ölmden önce hakkını iğnediği kişiyi ona galip edecek, reva gördkleri beladan dolayı gazaplarını onunla yatıştıracak ve sonra da her iki grup ölecektir. Sonra Kıyamette dirilerek hakkettikleri sevap veya azabın devamını göreceklerdir. Kur'an-ı Kerim bunu doğrulamış ve hadisler de desteklemiştir. İmamiyye Şiası'nın, hadisleri anlattığımızla farklı olan bir şekilde yorumlayan az bir bölm dışında tm bu görşe sahip-tir.[30]



[1] - Nelm, 83.

[2] - Enbiy, 95.

[3] - Muhtesar-u Besair-id Deracat -Hasan b. Sleyman-, s.34. Bihar-ul Envar, c.53, s.39/1.

[4] - Kummi tefsiri, c.2, s.147. Gaybet-u Nu'mani, s.234/22. el-Heraic-u ve'l Ceraih -Kutb-u Ravendi-, c.2, s.848. Muhtesar-u Besair-id Deracat, s.17, 24, 26, 28, 29. Bihar-ul Envar, c.53, s.39/2, 42/10, 12 ve 46/19 ve 56/33 ve 91/96.

[5] - Kfi -Kuleyni-, c.8, s.206/250. Muhtesar-u Besair-ud Derecat -Hasan b. Sleyman-, s.24, 28, 29. Bihar-ul Envar, c.53, s.39/1, 43/14 ve 89/90.

[6] - Kummi tefsiri -Kuleyni-, c.1, s.25 ve 106; c.2, s.147. Ayyaşi tefsiri, c.1, s.181/76. Muhtesar-u Besair-id Derecat, s.26 ve 28. Bihar-ul Envar, c.53, s.41/9 ve 45/18 ve 54/32 ve 56/38 ve 61/50.

[7] - Rical-ul Keşşi, s.217/391. Kfi -Kuelyni-, c.8, s.50/14. Ayyaşi tefsiri, c.2, s.32/90 ve s.259/28. Delail-ul İmame -Taberi-, s.247 ve 248. Ravzet-ul Vaizin -Fetal-, s.266. ez-Zuhd -Hseyin b. Said, s.82. Bihar-ul Envar, c.53, s.40/7 ve 70/67 ve 76/81 ve 76/82 ve 92/102.

[8] - Ayyaşi tefsiri, c.1, s.181/77 ve c.2, s.112/139. Muhresar-u Besair-id Derecat -Hasan b. Sleyman-, s.19. el-Heraic-u ve'l Ceraih -Kutb-u Ravendi-, c.3, s.1166/64. Bihar-ul Envar, c.53, s.65/58 ve 70/67.

[9] - Kitab-u Zeyd-i Nursi, Usul-u Sitte-i Aşer, s.43-44. Bihar-ul Envar, c.53, s.54/32.

[10] - Delail-ul İmamet -Taberi-, s.247. Kummi tefsiri, c.1, s.385. Muhtesar-u Besair-id Derecat, s.194.

[11] - el-İrşad, c.2, s.368-370.

[12] - el-Hısal -Saduk-, s.108/75. Meani-l Ehbar -Saduk-, s.365/1.

[13] - Muhtasar-u Besair-id Derecat, s.29. Bihar-ul Envar, c.53, s.74/75 ve 98/114 ve 101/123.

[14] - Ayyaşi tefsiri, c.2, s.326/24. Muhtasar-u Besair-id Derecat, s.48. el-İhtisas -Mufid-, s.257.

44- Yasin, 78-79.

[16] - Akaid-ul İmamiyye, s.109 ve Ysn suresi, 78-79. ayetler.

[17] - Akaid-ul İmamiyye, s.113

[18] - Evail-ul Mekalat, s.46.

[19] - Mecma-ul Beyan, c.7, s.366.

[20] - el-İmam Sadık -Şeyh Muhammed Ebu Zuhre-, s.240.

[21] - Altıncı bölmde bu sorunun tam cevabına değineceğiz.

[22] - Resail-u Şerif Murtaza, c.1, s.126.

[23] - Secde, 28-29.

[24] - Emali-i Saduk, s.578/791.

[25] - Enbiy, 95.

[26] - Muhtasar-u Besair-id Derecat -Hasan b. Sleyman-, s.20 ve 24. Bihar-ul Envar, c.53, s.67/62.

[27] - Bihar-ul Envar, c.53, s.60/48. Mumtehine suresi, 13.

[28] - İmam Mehdi (aleyhisselam) kıyam edince.

[29] - Muhtasar-u Besair-id Derecat -Hasan b. Sleyman-, s.28 ve Bihar-ul Envar, c.53, s.44/16.

[30] - Evail-ul Mekalat, s.77. Burada işaret edilen tevilden kastedilen şudur: Daha önde de değindiğimiz gibi, bazıları ric'atle ilgili hadisleri, kişilerin değil, İmam Mehdi'nin (aleyhisselam) döneminde devletin Ehlibeyt'e döneceği şeklinde yorumlamışlardır.

 

 

index